Tr | En


Külliyat

Bütün Fikrin Gerekliliği
Aydınlık Savaşçıları
İdeolocya ve İhtilal
Yaşamayı Deneme
Münşeat
Tarihten Bir Yaprak
Kültür Davamız
Damlaya Damlaya
anafor
Necip Fazıl'la Başbaşa
Müjdelerin Müjdesi
İslâm'a Muhatap Anlayış
Kayan yıldız Sırrı
İstikbâl İslâmındır
Gölgeler
İbda diyalektiği
Dil ve Anlayış
Kökler
Marifetname
Kavgam I
Kavgam II
İktisat ve Ahlâk
Hikemiyât
Şiir ve Sanat Hikemiyâtı
Hukuk Edebiyatı
İşkence
Tilki Günlüğü I - VI
Hakikat-i Ferdiyye
Sahâbîlerin Rolü ve Mânâsı
Başyücelik Devleti
Yağmurcu
Üç Işık
Adımlar
Parakutâ'
Hırka-i Tecrîd
Büyük Muztaribler I
Sefine
Telegram
Büyük Muztaribler II
Elif
Büyük Muztaribler III
Furkan
Berzah
Büyük Muztaribler IV
Erkam
Madde Nedir?
İman ve tefekkür

 
Yaşamayı Deneme
KİM'in Romanı

Takdim    |   İçindekiler    |   Fragmanlar
Eser no: 4
299 Sayfa
2. Baskı
Nisan 2006

Fragmanlar

Sevgili Dostum!
Ayağının altındaki halı çekilince yere yuvarlanan adam gibi, karmakarışık duygular içindeyim. Bu yüzden de, yüreğim alev alev yeni insanların özlemiyle yanar, kendimi dünyaya meydan okuyacak kadargüçlü hissederken, âdeta bir kibrit çöpünü kaldıracak kadar olsun güç sahibi değilim. Benim hayâl ettiğim insanların, kokusu ve rengini hissettiğim toplumun, eski KİM’in söyledikleriyle, isimden başka bir benzerliği yok. KİM, ruhunda yeni dünyasına yakışmayan eski hâlleri ayıklamakla meşgul. Hayatı renksiz, kokusuz, kapkara, kupkuru, bön, havasız ruhunda boğan, çirkinleştikçe keskinleştiği zannına kapılanlarla bir beraberliğimiz olamaz. Fırtınada bütün halatları kopan, son halattan da kurtulursa hangi limana düşeceği meçhul bir gemi gibi yalpalarken, aşkla örülü o son halatın beni sımsıkı kavradığını hissediyorum. Anladın. Sevgiliden bahsediyorum.
Çocuk yaşımda, hınca hınç dolu bir salonda, kapıdan ancak tek ayağımı sokarak görebildiğim, bu vaziyette tam üç buçuk saat vecd içinde kendisini dinlediğim Sevgili.
Yeni hâlimde, eski konuştuğum, söylediğim ne varsa, hatırlanmak istenmeyen mazi gibi silinirken, pörsümeyen, dökülmeyen, yeniden yenilenen, sadece onun eserleri, sadece ona duyduğum, şiddetlenen aşk.
Anla beni!..
İki aşk arası kalakalmışım.
Kollarından ters istikametlere doğru çekilen ve parçalanma acısı içinde kıvranan esir.
*
Aşkla kale kapısı yıkılırmış, inandım.
Kale kapısı!..
Gel de, kale kapısı üzerine konmuş sinek faaliyetleriyle, Fatih’in torunları olduklarını söyleyenlerin durumunu seyret.
Sanıyorum, sana havadis yazamamamın sebeplerini en azından hissettirebiliyorum. Burada, hâline razı olmayan, kendisine biçilen elbiseyi reddedenine rastlayamadım. Devam edecek hevesi duymadığımdan burada kesiyorum. Gözlerinden öperim. Selâmlar.

İSİM-İMZA

 

 

 
 
 
 
 
İbda Yayınları © 2007 | Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz. | www.ibdayayinlari.com - ibdayayinlari@ibdayayinlari.com