Tr | En


Külliyat

Bütün Fikrin Gerekliliği
Aydınlık Savaşçıları
İdeolocya ve İhtilal
Yaşamayı Deneme
Münşeat
Tarihten Bir Yaprak
Kültür Davamız
Damlaya Damlaya
anafor
Necip Fazıl'la Başbaşa
Müjdelerin Müjdesi
İslâm'a Muhatap Anlayış
Kayan yıldız Sırrı
İstikbâl İslâmındır
Gölgeler
İbda diyalektiği
Dil ve Anlayış
Kökler
Marifetname
Kavgam I
Kavgam II
İktisat ve Ahlâk
Hikemiyât
Şiir ve Sanat Hikemiyâtı
Hukuk Edebiyatı
İşkence
Tilki Günlüğü I - VI
Hakikat-i Ferdiyye
Sahâbîlerin Rolü ve Mânâsı
Başyücelik Devleti
Yağmurcu
Üç Işık
Adımlar
Parakutâ'
Hırka-i Tecrîd
Büyük Muztaribler I
Sefine
Telegram
Büyük Muztaribler II
Elif
Büyük Muztaribler III
Furkan
Berzah
Büyük Muztaribler IV
Erkam
Madde Nedir?
İman ve tefekkür

 
Hikemiyat
-Tefekkür ve Hikmet-

Takdim    |   İçindekiler    |   Fragmanlar
Eser no: 23
320 Sayfa
1. Baskı
1988
TAKDİM
-I-
Beni “pîr” olarak, yani “öncü, kurucu ve baş” olarak karşılayan Üstadımın, “Kaptan Mirzabeyoğlu” ve “Hakîm S. Mirzabeyoğlu” takdimine muvafık bir başlık ve “Dünya çapında bir hadise” kaydıyla hüviyetimi çerçeveleyen yazısı, asıl yeri “İstikbâl İslâmındır” isimli eser olsa da, ilgisi dolayısıyla bu eserin girişinde zikredilmeliydi... Öyle de yaptık!
-II-
Hikem; hikmetler... Hikemîyat; hikmetler ve düşüncelerle ilgili... Bu lügat mânâlarından sonra bildirelim ki, doğan ve gelişip serpilen çocuğun ruhî hüviyetine münasip bir isim halinde “Hikemîyat”, İBDA diyalektiğinin devşirdiği hikmetler örgüsüdür... En geniş mânâsıyla Hikemîyat bu.
-III-
Yumurtadan çıkan ördek yavrusunun suya doğru tâbiî bir akışı var ya... Fikrin böyle bir akış tâbiîliği ve veriminin isimlendirilmesi hâlinde Hikemîyat, bütün fikrî eserlerimize şemsiye olucu bir genişlik arzederken, hususi ismini ve mânâsını bu eserde buldu.
-IV-
“Ölmeden önce nefsinizi hesaba çekiniz!” ölçüsü ve onda “mündemiç-mevcut” kıyamet ihtarı, hem hak terazisinde insan ve toplum meselelerini tartış sebebimizi, hem de nefsimize, başkasına, milletimize, milletlere veya eşyaya ait amel ve hakikatleri ispat ve izhâr gayemizi kendinde toplar... Bu izâhla Hakîm’den bahis vesilesine de erdik!
-V-
Hakîm; varlığın hakikatine vakıf olan, hikmetle vasıflanmış bulunan, hikmet mütehassısı... Bu mânâdan sonra bilinmesi gerekir ki, mutlak hakîm, Allah; Hakîm-i Mutlak...
-VI-
Toprağa da bakıcı fikir yüzüyle görünen bazı İslâm büyüklerine haklı olarak “filozof” demiyen, “mütefekkir” ifadesinden de bazı haklı noktalar bakımından kaçınan, buna mukabil “Teozof” gibi bir isimlendirme yanlışına düşenlere karşılık, yakışanı da göstermiş oluyoruz; “Hakîm”... Ancak, “Hakîm”in mütefekkir ve “Mütefekkir”in hakîmi ihâta eden mânâlarına nisbetle, klişeler üzerinde fazla işgüzarlığa girmeden yerinde yakışanı zevken tayin başlıca usul... Ve İslâm büyüklerine ait “Hakîm” veya “Mütefekkir” vasıflandırmasının, onları kıymet bakımından bir derecelendirme olmadığını bilmek... En son hüküm şu ki, bütün dava kasd ve muratta, bunu tayin ölçülendirmesinde.
-VII-
Bu eserin, isimlendirme bakımından diğer eserlerime nisbetle şemsiye rolünü belirttim; bir alem, bir remz... O halde, “muhasebe”, “murakabe”, “muhakeme” ve asıl aldığımız esası “mihrak” diye işaretleyerek fasıllaştırmak, bu mânâya uygundur; öyle de yaptık!

-VIII-
Bu eser, bilinen ve tanınan malzemenin, bilinmeyen ve tanınmayan çehresini göstermeye de misâl... Ve mânânın aynı olan şekil davasının, yeni şekilde gösterilmesine!

 
 
 
 
 
İbda Yayınları © 2007 | Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz. | www.ibdayayinlari.com - ibdayayinlari@ibdayayinlari.com