Tr | En


Külliyat

Bütün Fikrin Gerekliliği
Aydınlık Savaşçıları
İdeolocya ve İhtilal
Yaşamayı Deneme
Münşeat
Tarihten Bir Yaprak
Kültür Davamız
Damlaya Damlaya
anafor
Necip Fazıl'la Başbaşa
Müjdelerin Müjdesi
İslâm'a Muhatap Anlayış
Kayan yıldız Sırrı
İstikbâl İslâmındır
Gölgeler
İbda diyalektiği
Dil ve Anlayış
Kökler
Marifetname
Kavgam I
Kavgam II
İktisat ve Ahlâk
Hikemiyât
Şiir ve Sanat Hikemiyâtı
Hukuk Edebiyatı
İşkence
Tilki Günlüğü I - VI
Hakikat-i Ferdiyye
Sahâbîlerin Rolü ve Mânâsı
Başyücelik Devleti
Yağmurcu
Üç Işık
Adımlar
Parakutâ'
Hırka-i Tecrîd
Büyük Muztaribler I
Sefine
Telegram
Büyük Muztaribler II
Elif
Büyük Muztaribler III
Furkan
Berzah
Büyük Muztaribler IV
Erkam
Madde Nedir?
İman ve tefekkür

 
Şiir ve Sanat Hikemiyatı
"Estetik ve Ahlâk"

Takdim    |   İçindekiler    |   Fragmanlar
Eser no: 24
276 Sayfa
2. Baskı
Nisan 1998

Fragmanlar


Estetiği, bir tecelli, bir ifade, bir zahir oluş halinde almak… Bir nevi sezgi metodu olarak görmek… “Bilinen” mevkiinden bakmak… “Bilen”in aynı diye değerlendirmek… Sanat ve edebiyat sahasını da ihata eden bir genişlikten manalandırmak… Bu kadar kapsamlı bir anlayış çerçevesinde estetik, kendi meseleleriyle “dil” meseleleri arasında ortak problemlere, birbirinin aynı imişçesine ele alışlara mevzu olur… Sanıyorum “estetik bahsinin özü” derken, mücerret tefekkür bakımından işi nasıl gördüğümüzü hissettirdim!.. (s.27)
*
Öyleyse güzellik, doğru ve iyinin, tek kelimeyle hakikatin zarafet ambalajıdır!.. Estetiği “bedi idrakı” olarak alan, hem lûgat manası, hem mevzu, hem hakikat ilgisi ve bağlayıcı bir ilke, hem vasıta, hem gaye, hem metod cihetinden açıklayan, onu insanın iç’e ve dış’a doğru bütün ahlakî faaliyetleri ve “ifade” ürünleri boyunca latif bir idrak diye mühürleyen tarif, Büyük Doğu Mimarının bu tarifidir… Aynı zamanda anlaşılıyor ki, estetik, mevzu olarak güzelin geniş imparatorluğuna sahiptir!.. (s.32)
*
“Allah güzeldir ve güzeli sever!” hadisi İslam’da “estetik” ölçülerinin tohumunu verir. Bu tohumu yetiştirmek ve geliştirmek, cemiyet bahçesini onun fidanları, ağaçları ve çiçekleriyle ziynetli bir fidelik haline getirmek şart… Şeriata aykırı olmayan her güzel şey İslamın malıdır. (s.33)
*
…İlm-i edeb’in bütün yönlerini toplayıcı çoğul manasıyla EDEBİYYAT, mücerret ve müstakil İDRAK ZEMİNİ’dir… Buna nisbetle onun, bütün ilim ve söz sanatlarını kapsayışına dikkat… İlim, kanunlarını mücerret tefekkürden alıp onları bir takım görünür nisbetler içinde kalıplaştırma; sanat ise, büyük mücerret peşinde ebedi bir arama ve kalıptan kaçınma işi… Birini akıl, öbürünü ruh besler; bu manasıyla da ilim, felsefe ve hikemiyata nisbetle “teknik” ifade içinde… Aynı şekilde, mücerret fikir (hikemiyat ve felsefe), sanatın manasıyla kaynaşmakta… (s.61)

 
 
 
 
 
İbda Yayınları © 2007 | Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz. | www.ibdayayinlari.com - ibdayayinlari@ibdayayinlari.com