Tr | En


Külliyat

Bütün Fikrin Gerekliliği
Aydınlık Savaşçıları
İdeolocya ve İhtilal
Yaşamayı Deneme
Münşeat
Tarihten Bir Yaprak
Kültür Davamız
Damlaya Damlaya
anafor
Necip Fazıl'la Başbaşa
Müjdelerin Müjdesi
İslâm'a Muhatap Anlayış
Kayan yıldız Sırrı
İstikbâl İslâmındır
Gölgeler
İbda diyalektiği
Dil ve Anlayış
Kökler
Marifetname
Kavgam I
Kavgam II
İktisat ve Ahlâk
Hikemiyât
Şiir ve Sanat Hikemiyâtı
Hukuk Edebiyatı
İşkence
Tilki Günlüğü I - VI
Hakikat-i Ferdiyye
Sahâbîlerin Rolü ve Mânâsı
Başyücelik Devleti
Yağmurcu
Üç Işık
Adımlar
Parakutâ'
Hırka-i Tecrîd
Büyük Muztaribler I
Sefine
Telegram
Büyük Muztaribler II
Elif
Büyük Muztaribler III
Furkan
Berzah
Büyük Muztaribler IV
Erkam
Madde Nedir?
İman ve tefekkür

 
Hırka-i Tecrîd
"Risâle-i Üçışık"

Takdim    |   İçindekiler    |   Fragmanlar
Eser no: 40
400 Sayfa
1. Baskı
Ocak 1998
Fragman


“Mecaz, hakikate köprüdür” buyuruyor İmâm-ı Rabbânî Hazretleri.

Mecâz: Geçecek yer. Yol. Hakiki mânâsı ile değil de ona benzer başka bir mânâ ile veya istenileni hatırlatır bir kelime ile konuşmak.

Mecâz: Yerinden ve haddinden tecavüz etmek. Hududunu aşmak. (İfrat)... Üstadım’ın “Mart 1982” tarihli “Visal” isimli şiirinin şu mısraları hatırlanmalı:
-“Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; / Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum!” (s. 17)

Mehd: Beşik. Beslenilecek, büyüyecek yer. Yeryüzü. Yayıp döşemek. Kâr kazanmak. Hazırlanmak... Mehdî: Hidayete eren veya hidayete vesle olan. Sahib-üz zaman. “Hususi ve şahsî bir tarzda Allah’ın hidayetine mazhar olan, kendisine Allah tarafından yol gösterilen” mânâsınadır. Bu kelime ihtida etmiş olanlar için de kullanılmıştır. Mehdi-yi Resûl, Mehdi-yi muntazır da denir. (s. 46-47)

 

Efendi Hazretleri... Mâzi, hatıra, hâl beyanı içinde, Üstadım o bahisle istikbâli nişânlıyor:
-“Yavaş yavaş dikkat etmeye başladım ki, bu adamda nebatî bir hayatımız var ya, -yeriz, içeriz, bir ân gaflete geliriz, başımızı kaşırırz-, hiç böyle bir şey görmedim... Kerâmet de beklemedim, muhtaç da olmadım... Çünkü o otururşu, o edeb, o hâl, o her ân huzurda da lütfen sizin yanınızda... Bu mânâyı öyle yaşadım, öyle duydum, öyle içtim ki, bana işte “Et Pemiraca Complire – Harika meydana geldi”yi düşündürdü... Bir tek toz parçası görmedim sırtında... Bir kere esnediğini, öksürdüğünü; bunlar mazeretlerdir, yapılacaktır tabiî... Helâya çıkmayacak mıdır?.. Böyle bir edebin içinde bu kadar bahsedilebilir; anlatılmaz bir şey... Şiir idrakı lâzım bunu anlamak için; işte bu sebeb... Gittikçe tahki ettim, gittikçe tahkim ettim!” (s. 115)

 

Meşhur bir Nakşî Şeyh’nin yeğeni, sözkonusu Şeyh ile babasının görüşmesini naklediyor:
-“Babam, Efendi Hazretleriyle görüşürken, Efendi Hazretleri ona İBDA’yı kasden, “rahmetli Büyük Efendi Babam bana, bu işi bunlar gerçekleştirecek, dedi” deyince, Babam, “rahmetli Ali Haydar Efendi mi?” diye sordu... Bunun üzerine Efendi Hazretleri, “hayır, Büyük Efendi Babam!” diyerek, keşifte Ali Rıza Bezzaz Hazretleriyle mülâkî olduğunu beyân etti!” (s.276)


 
 
 
 
 
İbda Yayınları © 2007 | Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz. | www.ibdayayinlari.com - ibdayayinlari@ibdayayinlari.com